Ölümü Kucaklamak

1bilsen, ölümü kabul etmeyerek, üzülerek yaşamımızda neleri etkiliyor olabiliriz? Peki sevgi her daim çiçek açmayı sağlayabilir mi? Ebedi mutluluk var ise gözden kaçırılan nedir? Ölüm ile üzüntüyü birleştirerek ve bunu daim kılarak yüklenen anlamı yaşamayı kendine kendin yapıyorsun. Ölümlü dünya hepimizin sonu ve gözümüzün önündeki en büyük gerçeklik değil midir? Bunu kabul etmemek zamana ihanet olabilir mi? Mutluluğun ve üzüntünün bir hududu olması doğru yaşam için gerekli midir? Aşırıya kaçmanın zararları sadece dünyevi veya sadece önü alınabilen şeyler için mi geçerlidir? Dünya da herkes birilerini kaybediyorken, kişinin sadece kendi kaybı için üzüntüsünü dozunda yaşamaması kainat için kabul edilebilir mi? Biri için sensiz yapamam, sensiz yaşayamam anlamını yüklemek, kaybettiğiniz birine mutluluğun sahibi siz'mişcesine mutluluğa böyle bir anlam yüklemekte ne kadar tezat kaçar? Peki istediğin kişiye, ana, yaşanılana mutluluğu kendi dilediğin gibi yükleyebiliyorsan, kendi her anını neden mutlulukla dolduramıyorsun? Eğer mutluluğu doğru anlamlandıramazsan, enerjini, mutluluğu üstüne çekebilcek kadar kullanamazsın. Kainat bu süreci çıkılmaz bir yol olarak görüp, oluşumunu destekleyemeyecektir. Çünkü, kendin bile günün birinde ölecekken ya da herhangi birinin hayatında bir dönem var bir dönem yok olmuşken, bu anlattığından dolayı mutsuz olmak kendi benliğine bile ihanettir.

Kişiyi, bu düşünceye sokan bilmeme durumu. Nedir peki, bilmen gereken? Neden mutsuz olduğunu ve nasıl mutlu olabileceğini sorguladın mı? Ruhları ebedi boyuta yani sonsuzluğa uğurladıktan sonra onlar icin bu dünyada bir fani olarak

üzülmek daha yıpratıcı olabilir mi? Bir yakınınız öldükten sonra, üzüntüyü dozunda yaşamayarak ve her aklına geldiğinde üzülerek onlara yok anlamını yüklüyorsun. Ama varlıklarının ebedi boyutta var olduğuna inanarak mutlu olmayı başarabilseydin eğer ruhlarının daha anlamlı bir halde sürdürmelerini sağlayabilir misin? Yani aslında üzülerek iyilik değil, sahip oldukları ruhlara yanliş anlamlar yüklenmesine ve huzur bulmalarına engel oluyor olabilir misin?


Mutlu olman onlara can verebilir ama mutsuzluğun onları kahreden bir etken haline gelebilir. Neden peki?


Daha anlamlı olması icin hayatta birinin senin icin mutsuz olmasını mi isterdin yoksa mutlu olması mi sana sevinç katardı? Farklı durumlar değil. O yüzden sevdiği icin insan mutsuzluğu değil zor olanı ona can katacak olanı mutluluğu ve sevgiyi tercih etmelidir.


Ruhlara, can katacak senin düşüncelerin, hislerin olacaktır. Burada ince bir çizgi var. Hayatın her noktasında olduğu gibi bunu sağlayabilmek aslolan değil midir? Üzülmek, duyguyu yok etmek, belli bir süre sonra tamamen unutmaya, anıların kaybolmasına ve akla gelmesin diye bilinçaltında bir savunma mekanizmasını hayata geçirmesine sebep olabilir mi? Okuyunca daha iyi anlamlandırılacağını düşündüğüm bir durum ele alırsak, bir çiçek var ve her gün onu görmeden, yanına gitmek, onu ziyaret etmek, olanaklar içerisindeyken bunu bile yapmadan ah o çiçek n'olcak, ah o çiçek yok olacak, o çiçek solup gidecek, nasıl yok olabilir, onsuz ben ne yapacağım, dersen sonuç ne olur? Çiçek solar, çünkü sen ona yok anlamını yükledin ve sonunu hazırladın. Ama bir de elinde imkan varken hem ziyaret etmek hemde onun hala var olduğuna inanarak sohbet etmek, gün içerisinde aklına geldiğinde tebessüm ederek onun aklına gelişini mutluluk ve sevgiyle karşılamak, sence bir var olma etkisi yaratmaz mı? Ruhlarını besleyecek etkenler bu değil midir? Ama sen aklına geldiğinde yok oldu onlar diye üzülürsen var olma çabası içerisinde ki bir ruh senin bu yansıttığın enerjiye duvar gibi çarpıp kendi icine daha çok gömülmez mi? Belki de hayatta iken sürekli birlikte olduğun birini artık rüyanda bile görememe sebebin üzüntünü dozunda, mutluluğunu onunla birlikte yaşamayı unuttuğun için olabilir mi? Üzülerek, devamlı üzüntü halini devam ettirerek, hayatını onları unutmaya itecek gücü etkinleştirerek geçiriyor olabilirsin.Tekrar etmek gerekir ise aklına geldiğinde, bir can suyu olabilecek sevgi ve varlıklarına inanarak sergileyeceğin mutlulukla hissettiğin enerji onlara her daim ulaşacaktır.


Bir yere bakarsın birine bakarsın birini düşünürsün, arar, döner bakar, karşılaşırsın. Bu enerji de farklı bir enerji değil. Üzülerek onları daha fazla üzmek yerine sevgi dolu bir mutlulukla aklına her geldiklerinde onları ağırla, karşıla isterler.


Göz sadece gerçekleri görmek ister ve inanmak gerekir ki, hem onları daha çok hissedecek hem de belki bir gün hayatına onlar kadar değerli birileri girecektir. Ölümü kabul etmek, ruhların ebedi boyutunu da görmezden gelmemek gerekiyor. Sevdiğin birinin, seni gördüğünde onları mutlu edecek halde ol, insan karşısındakinin aynası gibidir. Sen nasılsan karşındaki de o şekile bürünür. Sen bu hayatta daha çok mutlu ol ki onların karşısına geçtiğinde onların da mutlu olmasını sağlayabilesin. Bu kadar çok onları hissediyorken, o kisiler icin bunu en güzel yerine getirecek, belki de senden bunu bekleyen bir halleri olabilir. İcindeki o sesin, gücünün, kalbinin ve mutluluğunun farkında ol, etrafına bunu yansıt, sevdiğin insanları üzülerek yok etmek yerine, mutluluk ile daim olmalarını sağla ve bu durumlardan hayat bulsunlar. Kimse ne fani hayatında, ne de ruhani boyutunda üzüntüyle karşılanmak, akıla üzüntü ile gelmek istemeyecektir. Ne kendine, ne doğanın kanuna ne de onlara mutsuzluğunla kabul etmeyişinle zarar verme. Kainatın bir parçası olduğunu unutma ve gün gelecek bir araya gelindiğinde senin de hayatta hatırlandığında, birinin aklına gittiğinde, seni mutsuzluk ve gözyaşıyla mi karşılamasını isteyeceğini ya da mutluluğunun toprağının üstünde bir çiçek gibi açabilme olasılığının mi daha yakın geldiğini düşün ve kendin icin ne yapmak isterdiysen onlar icinde onu yap.


Zoru başar ki onların varlığı mutluluk ile daim olsun. Sana mutlulugu sevgiyi katabilmek icin seni daha mutlu bir hayat yaşayabilme ihtimallerini düşünerek enerjilerini sana yüklediler . Ama sen onların bu çabalarını yok edercesine hayatını yasarsan, bu durum onlar için ne kadar üzücü olacaktır.


Gerçek güç mutluluktur, cunku mutlu olmak güçtür. Mutlu olmak yerine üzüntüyü seçiyorsan, yolun karanlık oluşu, ne yapacağını bilmeme durumu söz konusudur. Acıyı kabullenmek, mutluluğun yakalanmasının güç olmasından kaynaklanır. Sen kendinde mutlu olabilecek gücü göremiyorsan, hayatta sevdiğini düşündüğün insana da acı çektirirsin, kendine de bir ömrü anlamsız yaşatırsın. Ölen birinin ruhunu ebediyetini sağlamak onun için üzülerek yokluk anlamı yükleyerek değil aklına geldiğinde mutlu olarak karşılayıp varolmadan sonra gelen ebedi, sonsuzluk anlamı yüklemekten geçer. Sevdiğinize, sevginizi gösterebilmenin, hissettirebilmenin en iyi yolu tadında bir mutluluktur. Sevdiğin birinin hep mutlu olmasını istemez mi insan? Gülümse o zaman ne bekliyorsun..