Kabul Etmiyorum

herkes aynı hafızaya mı sahip olmak zorunda müridim. her çocuk eğitimi aynı mı algılamalı.. de da yı yerinde ayıramıyorsam diye, sevmek ömrümün duvarlarını mı oluşturmalı.. kaşların çatık, dilin sivri.. susuyorum diye nasılda hiddetleniyorsun her kelimeden sonra.. birini kırmanın ne kadar kolay olduğunu kırılarak tecrübe ettikçe, kırdıklarımın furyası göz bebeklerimi titretir. evet korkuyorum ama senden değil, aldanışlarımdan. ya gülümsemelerim, göz pınarlarıma yüklediğim anlam yüzüneyse.. tüm göz yaşlarım şimdi bana küfür mü etmeli?


vicdan dediğin kime sorsan değişir. ahlak dediğin uykudur. tüm örflerimiz rahat uyumak üzerine kuruludur. sevgi göstermeye zorlanmıştır insanoğlu.. zorla bir araya getirilen kilit tutar mı?


bir şeyler okuyorum, bir şeyler yazmak için.. okudukça yalnızlaşıyorum, yalnızlaştıkça, zenginleşiyorum. senin hiç 3. yy sohbet ettiğin arkadaşın oldu mu?


zaman, her şeyi içine alan bir kara delik değil mi? zamanını alıyorum senin.. en değerline göz dikiyorum. söylesene bana birikmeyen bir şey çalınabilir mi? suçlusun işte kabul et. birileri çalma girişiminde bile bulunmadı, sen değerli gördüğün için akan bir şelale gibi oracıkta öyle duracak gibi sandın. şelalelerr güzelliğiyle hep büyüler ama her an düşüp giden suyun merasimi okunmaz. üzüldüğümü de sanmam. akıp giden zaman ile kumbara değil, ancak doğa harikaları yaratılır.


bir kağıt parçası, bir iplik atlası, bir ölüm haritası.. hepsi bu. dün mutluydum, bugün hüzünlü. yarın mı? yarına aşığım..


ben mucize istemiyorum, beni bana ver..


hesap sormak için okuyor, insanın anlaşılamayacağını kabul etmeyeceğini ve kendini anlamayan herkesi rahatça yargılayabilmek, aşağılayabilmek, canı isterse öldürebilmek için okuyorlar. en çok okuduğunu iddaa eden insanlar bir yüreği paramparça etmekte bir adım bile geç kalmıyor. kibir deniyor adına, arsız deniyor yalaaan. hepsi farkında işlerine geliyor.

aşka düşmek için kalbinde aşk olması lazım, kibir için kalbinin donması. insan kalbinin donduğunu bilmez mi?


sen kimi kandırıyorsun kötülük, baştan ayağı kokuyorsun.


gözyaşı insana nevroz dönemlerinde ayakta durabilme gücü olarak bahşedilmiştir. bilinçaltının karanlıkları ya hastalık ya da göz yaşı olarak vücuttan atılır.